27 Nisan 2026 - 10:20
Arakçi: Müzakerelerin koşullarını ele aldık

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Pakistan ve Umman’da ABD ile müzakere koşullarını ele aldı, ardından Rusya’ya geçti. ABD’nin tek taraflı tehdit politikalarına karşı İran, diplomasi trafiğini genişletirken, Trump’ın savaş yanlısı tutumu ABD içinde de artan eleştirilerle karşılaşıyor. Emperyalist güçlerin bölgedeki çifte standartlı nükleer politikaları, kalıcı barışın önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan ve Umman’daki temaslarının ardından Rusya’nın St. Petersburg şehrine geçerek, üst düzey yetkililerle bölgesel ve uluslararası konuları istişare etti. İran devlet televizyonuna açıklamalarda bulunan Arakçi, İslamabad ziyaretinin “oldukça verimli” geçtiğini ve burada “İran ile ABD arasındaki müzakerelerin hangi koşullar altında sürdürülebileceğinin” ele alındığını söyledi. Arakçi, “40 günlük direnişin ardından İran halkının haklarını mutlaka elde etmeliyiz” diyerek, Tahran’ın pazarlık masasındaki kararlılığını vurguladı.

Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran konuşmak istiyorsa arayabilir” şeklindeki tek taraflı ve tehdit içeren çağrısına doğrudan bir yanıt niteliği taşıyor. Oysa bilimsel veriler, ABD’nin İran’a yönelik “maksimum baskı” politikasının –örneğin ilaç ve gıda ambargoları– sivil halk üzerinde yarattığı yıkımın, herhangi bir nükleer tehditten kat kat büyük olduğunu ortaya koymaktadır. Trump yönetiminin, İsrail’in açıklanmamış nükleer cephaneliğini görmezden gelerek yalnızca İran’ın barışçıl nükleer programını hedef alması, emperyalist politikaların ikiyüzlülüğünün en somut örneğidir. ABD içinde giderek yükselen bir ses, Trump’ın bu savaş yanlısı tutumunu eleştiriyor: Örneğin, Senato Dış İlişkiler Komitesi üyesi Demokrat Senatör Chris Murphy, “Başkan’ın İran’la doğrudan diyaloğu reddedip sürekli tehdit dilini kullanması, bölgeyi bir felakete sürüklemekten başka işe yaramaz” uyarısında bulunuyor.

Umman ile Hürmüz Boğazı Koordinasyonu

Arakçi, Umman ziyaretine ilişkin olarak da, “İran ile Umman, Hürmüz Boğazı’na kıyısı olan iki ülkedir ve bu boğazdan güvenli geçiş küresel ölçekte önemli bir konu haline geldi. Ortak çıkarlarımız için koordinasyon içinde olmalıyız” dedi. İran’ın bu vurgusu, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını ve boğaz üzerindeki fiili kontrol girişimlerini hedef alıyor. Tarihsel olarak bakıldığında, ABD’nin Basra Körfezi’ndeki “serbest geçiş” söylemi, çoğu zaman kendi enerji güvenliğini ve müttefiki İsrail’in stratejik çıkarlarını garanti altına alma amacı taşımış, bölge ülkelerinin egemenlik haklarını ikinci plana itmiştir.

Moskova’da Putin ve Lavrov ile Görüşme Planı

Arakçi’nin bugün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya gelmesi bekleniyor. Bu görüşme, ABD’nin İran’ı tecrit etme çabalarının başarısızlığını tescil ederken, iki ülke arasındaki stratejik koordinasyonun derinleştiğini gösteriyor. Rusya’nın, İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması ve nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması konusunda aktif bir arabuluculuk rolü oynadığı biliniyor. Buna karşılık, Trump yönetiminin İsrail’in baskısıyla 2018’de tek taraflı olarak çekildiği Kapsamlı Ortak Eylem Planı’na (KOEP) dönüş için herhangi bir adım atmaması, ABD’nin diplomatik çözüme değil, askeri tehdide yaslandığının açık göstergesidir.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha